Fakirlik görmesinler - Şiir

“Fakirlik görmesinler!”


Bu Allah adamına, haşmetli sultan Ahmet,
Bir gün ibrik elinde, su döküp etti hizmet. 

Sultanın annesi de, arkasında kafesin,
Ayakta havlu elde, beklerdi tutmak için. 

Gönlünden geçirdi ki, o an valide hanım,
“Bir tek kerametini görse idim bu zatın.” 

Bu fikrini anlayıp, buyurdu ki: (Çok hayret,
Bazısı düşünür ki, “Görseydim bir keramet.” 

Halbuki bir padişah, hürmet gösterip bize,
Eğilmiş ibrik ile, su döker elimize. 

Muhterem annesi de, gerisinde kafesin,
Ayakta havlu elde bekliyor tutmak için. 

Bütün bunlar keramet değil de, nedir ya da?
Bundan büyük keramet, var mı bugün dünyada?) 

Sordu sultan: (Efendim, denir ki rivayette,
Abdülkadir Geylani, o yevm-i kıyamette. 

Kendine bağlı olan talebeye bâhusus,
Şefaat edecekmiş, doğru mudur bu husus?) 

Aziz Mahmud Hüdayi, düşünüp az bir müddet,
Sonra da buyurdu ki: (Doğrudur bu rivayet) 

Sultan sual etti ki: (Peki zât-ı aliniz,
Bu hususta acaba, var mıdır bir va’diniz?) 

O zaman Aziz Mahmud Hüdayi hazretleri,
Mübarek kollarını uzatarak ileri, 

Dua etti: (Yâ Rabbi, tâ kıyamete kadar,
Yolumuza girip de, bize tabi olanlar. 

Ve ömründe bir kere, gelip de türbemize,
Bir fatiha okuyup, gönderirse kim bize, 

Denizde boğulmasın, fakirlik görmesinler,
Dünyadan ahirete, iman ile gitsinler. 

Ölecekleri günü, daha önce herbiri,
Bilip haber versinler, gelmeden ecelleri.) 

Yine başka bir zaman, padişah Sultan Ahmet,
Hocası “Hüdayi”yi eylemişti ziyaret. 

Birazdan atlarına binerek her ikisi,
Yaptılar Üsküdar’da, bir sohbet gezintisi. 

Sonra Karacaahmet mezarlığı yanından,
Geçerken Aziz Mahmud Hüdayi durdu bir an. 

Padişaha dönerek buyurdu: (Sultanımız,
Bir şey gösterelim mi, arzu buyurursanız?) 

O “İsterim” deyince, döndü o mezarlığa,
Seslendi “Ey mevtalar, kalkınız hep ayağa.” 

Onun bu nidasıyla bilcümle ehli kabir,
Mezarları içinde, dikildiler hep bir bir. 

Sonra “Dönünüz” diye, eyleyince bir hitab,
Hepsi eski haline dönüverdi der akab.
PAYLAŞ:

Yorum Gönder

Designed by OddThemes | Site Sponsor erolkara.net