“Padişahlar ardınca yürüsün e mi?”

“Padişahlar ardınca yürüsün e mi?”


Ve Sivrihisarlı Kadı Mahmud, Aziz Mahmud Hüdayi olur.

Aziz Mahmud Hüdayi hazretleri, hocasına çok hizmet eder, ömrünün son demlerinde yanında olur, duasını alır.

Üftade Hazretleri öylesine hoşnut olurlar ki anlatılamaz.

Hatta açar ellerini “Allah ne muradın varsa versin” der,

“Padişahlar ardınca yürüsün e mi?” ‘Hocamın duası yerine gelsin’

Bir gün Sultan Ahmed Han yolda Hüdayi Hazretlerine rastlar, derhal atından inip eyeri gösterir.

“Efendim buyurmaz mısınız?”

Talebeleri Hüdayi Hazretleri gibi mütevazı bir velinin bu teklifi reddedeceğini sanır.

Ancak Hudayi Hazretleri hayvana biner, Koca Padişahı ardından yürütür.

Ama birkaç adım ya gider, ya gitmez iner.

“Bunu sırf hocamın duası yerine gelsin diye yaptım” der, “Yoksa Padişahımın atına binmek ne haddime!”

Bu olay üzerine Padişah Sultan ahmet'in şu beyitleri söylediği nakledilir:

Varımı ben Hakk'a verdim, gayrı varım kalmadı.
Cümlesinden el çeküp pes dû cihanım kalmadı.
Çünkü Hubbüllah erişti, çektü beni kendüne,
Açtı gönlüm gözünü, gayri gümânım kalmadı.
Evliyanın himmeti, yaktı beni hal' eyledi.
Safîyim buldum safayı, dû cihanım kalmadı.
Ahmed ider, "Yâ İlâhî! Sana şükrüm çok durur,
Hamdülillâh aşk-ı Hakk'tan gayri varım kalmadı.
PAYLAŞ:

Yorum Gönder

Designed by OddThemes | Site Sponsor erolkara.net